KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13587 E., 2012/4356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2009 tarih ve 2007/1678-2009/2683 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... olduğunu bildiren bir kişiden, ticari ilişki dolayısı ile 28.12.2002 keşide tarihli 2.800 TL bedelli çek aldığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine yasal yollara başvurduklarını, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ...'un karşılıksız çek suçundan dolayı yargılanması sonucu, bu kişinin çek ve çekin verildiği hesapla bir ilgisinin olmaması nedeniyle beraatine karar verildiğini, davalı bankanın 3167 Sayılı Kanununun 2. maddesi uyarınca araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, davacının zarara uğramasına neden olduğunu ileri sürerek, 2.800 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bankanın çek hesabını açarken resmi kurumlardan alınan belgelere itimat ettiğini, yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının öncelikle çek borçlusuna başvurması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın çek hesabı açarken ve çek karnesi verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, çek hamili de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Bu sebeple, hamil olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek kusur oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13587, K. 2012/4356, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama