KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13645 E., 2012/4745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/07/2010 tarih ve 2006/146-2010/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 14.510 TL'nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra,dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak verilen çeklerin, borcun müvekkilince kapatılmasına rağmen davalılardan ...'a teslim edildiğini, davalıların çekleri iade etmeyerek kambiyo senedi niteliğini yitirmelerine neden oldukları gibi, adi takibe konu olmasını dahi engellediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.646,00 TL çek bedelleri aslı, 7.454,00 TL işlemiş faiz olmak üzere şimdilik 10.100,00 TL'nin alacak aslına işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, kredi borcunun davalı ... tarafından kapatılması nedeniyle çeklerin kendisine iade edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava konusu çekler bulunamamış ise de, dava dışı İmay şirketinin dosya içerisinde yer alan cevabi yazısı ve yürütülen soruşturma kapsamında savcılık aşamasında dinlenilen tanık beyanı doğrultusunda çeklerin hamilinin davalı ... olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile gerekçeli kararda tanık olarak belirtilen kişinin ismi yerine soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı'nın isminin yazılmasının maddi hata niteliğinde olup, her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13645, K. 2012/4745, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama