KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13648 E., 2012/4348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/05/2010 tarih ve 2009/650-2010/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve diğer davalılar tarafından ayrı ayrı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların kızı ...'nin davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın içinde yolcu iken meydana gelen kazada öldüğünü ileri sürerek, 20.628,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için 2.500,00 YTL manevi tazminatın müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... davanın reddini istemiştir.
Davalı ... bir savunma yapmamıştır.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların desteğinin ölümü sonucu herbir davacının 10.314,46 TL tazminata hak kazandığı, ölüm nedeniyle manevi zararın oluştuğu gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve diğer davalılar ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan ... ve ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ... yönünden yapılan temyize gelince, mahkemece verilen ilk kararda da belirtildiği üzere davalı ... şirketinin limiti tüm davacılar bakımından 18.000,00 TL olduğu halde, mahkemece bu limiti aşacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13648, K. 2012/4348, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama