KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13742 E., 2011/7703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2009 tarih ve 2008/754-2009/868 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili Hamza'nın davalı sigorta şirketinin acentesi, diğer davacı ...'in ise ipotekli taşınmazın maliki olduğunu, haklarında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, borçları bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı acenteden 31.05.2005 tarihi itibariyle 84.439 TL asıl alacakları bulunduğunu, borcun ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılardan Hamza ile davalı sigorta şirketi arasında acentelik ilişkisinin bulunduğu, davalı kayıtlarına göre davalının 95.193,08 TL alacaklı olduğu, ancak davalının dilekçesinde asıl borç miktarını 84.439 TL olarak kabul ettiği gerekçesiyle, davanın 5.561 TL yönünden kabulüne, takibin 84.439 TL üzerinden yürütülmesine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı sigorta şirketinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapmış olduğu takipte isteyebileceği ana para, faiz ve ücreti vekaletten kaynaklanan alacağın, hiçbir şekilde ipotek limiti olan 90.000 TL’nı geçmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13742, K. 2011/7703, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama