KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13787 E., 2012/19045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2010 tarih ve 2005/510-2010/28 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü hazır bulunan davacı-k.davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalıya ait 25 parsel nolu arsanın müvekkiline, müvekkiline ait 24 parsel nolu arsanın da davalıya devri konusunda tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin ayrıca davalıya 75.000 DM ödediğini, müvekkilinin tevhid ve ifraza ilişkin gerekli işlemleri yaptığı halde davalının devir işlemini yapmayarak sözleşmeden caydığını, geçen süre içinde davalının 24 nolu parseli kullandığını ve bu yere müvekkilinden izinsiz olarak toprak doldurduğunu, ayrıca davalının talebi üzerine ve davalının yararına olacak şekilde iki parsel arasına müvekkili tarafından duvar örüldüğünü ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak toplam 157.038,83 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait 24 nolu parsel üzerinde tedbir kararı olması nedeniyle devir işlemlerinin yapılamadığını ve bu nedenle davacının edimini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini ve karşılık ve birleşen davalarda, müvekkilinin davacıya ait 24 nolu parsele kot farkı nedeniyle toprak dolgu yaptığını, yine davacıya ait 13 nolu parsele davacının istemi üzerine toprak dolgu yaptığını, ayrıca müvekkiline ait olup davacıya devredilmesi taahhüt edilen 25 nolu parselden davacının istemi üzerine toprak alındığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak toplam 155.977,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilni talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında tapulu taşınmazlara ilişkin yapılan trampa sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle tarafların aldıklarını geri vermek zorunda oldukları, bu itibarla, davacının davalıya 75.000,00 DEM karşılığı ödediği 56.500,00 TL’nin iadesi gerektiği, ecrimisil bedeli isteminin ise sözleşmenin feshinden sonra davalının bu yeri kullandığının ispat edilemediği, davacıya ait 24 nolu parsele yapılan toprak dolgusunun ise davacının yararına olduğundan bunun kaldırılması isteminin yerinde olmadığı,
iki parsel arasındaki duvarın ise kadastro sınırında yapılmaması nedeniyle yıkılması gerektiğinden buna yönelik istemin de reddi gerektiği, davacının sözleşmenin feshinde kusurunun bulunmaması nedeniyle belediye ve kadastro işlemleri için yapılan masrafları istemede haklı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine, 61.230,30 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı ve birleşen davalar yönünden ise,
davacıya ait 13 ve 24 nolu parsellere yapılan toprak dolgunun davacı yararına olması nedeniyle bedelini istemede davalı-karşı davacının haklı olduğu gerekçesiyle karşı ve birleşen davaların kısmen kabulü ile 84.485,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13787, K. 2012/19045, 23 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama