KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13842 E., 2012/4770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2010 tarih ve 2010/53-2010/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arsında Tarım Devlet Destekli Su Ürünleri Sigorta Poliçeleri düzenlendiğini, davalının bu poliçelerden kaynaklanan prim borçlarını ödemediğini, prim alacağının tahsili için başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, icra takibinde faiz oranı belirtilmediğinden faize itiraz ettiklerini, alacağın likit olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, usulüne uygun olarak tutulan davacı kayıtları ile usulüne uygun olarak tutulmamış olan davalı kayıtlarının hemen hemen birbirini doğruladığı, davalının sözleşme konusu sigorta primlerini kendi defter ve belgelerine kaydettiği, böylece akdi ilişkinin ve borcun mevcudiyeti konusunda davalı aleyhine karine oluştuğu, aksinin ispatı yükünün davalının üzerinde bulunduğu,
ancak davalının bu karinenin aksini ispat edecek herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının alacağın 142.452 TL'lik bölümüne yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden yıllık %27 oranında faizi ile birlikte ve faiz oranlarındaki artıştan doğacak talep hakkı saklı tutularak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddolunan miktarın %40'ı oranında tazminatın da davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, sigorta prim borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu dava, TTK'nda mutlak ticari iş olarak düzenlenen sigortacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla asıl alacağa avans faizi işletilmesi gerekmektedir. Takip talebinde türü belirtilmeksizin %27 oranında faiz talep edilmiş ve mahkemece de bu oran üzerinden ve faiz oranındaki artıştan doğacak talep hakkı saklı tutularak davacı talebi kabul edilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının takip talebinde istediği faiz oranı da dikkate alınarak, takip tarihinden itibaren %27'yi aşmayacak şekilde avans faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sabit bir faiz oranı üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13842, K. 2012/4770, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama