KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13873 E., 2012/4707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2010 tarih ve 2010/247-2010/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Elektro Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.” ticaret unvanının ticaret sicil memurluğunda tescilli olduğunu, dava dışı şahısların müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurduklarını, müvekkili şirketin unvanını kullandıklarını, kullanmanın haksız rekabet yarattığını ileri sürerek davalının haksız rekabetinin menine, “elektor” kelimesinin ticaret sicil kaydından iptal ve terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde açılan dava sonucunda çıkan görev uyuşmazlığının çözümünde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin kararında “markaya dayalı olarak açılan bir dava söz konusu değildir, anlaşmazlık unvanlar arasındaki iltibasa ilişkindir” denildiği, davalının unvanını 22.08.2006 tarihinde marka olarak tescil ettirdiği ve bu marka tescilinin de davacı tarafından uyuşmazlık konusu edilip iptal ettirilmediği, davalının aynı zamanda marka olarak tescil ettirdiği unvanını 556 sayılı KHK kapsamında kullanma hakkı bulunduğu gerekçesiyle ticari unvanının terkini talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticaret unvanının terkini talebine ilişkin olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere her iki şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği ve ticaret unvanlarının da iltibasa neden olacak kadar benzer olduğu anlaşıldığı gibi, dava da davalı şirketin kurulmasından yaklaşık bir yıl sonra açılmıştır. Bu durumda mahkemece TTK. 54'üncü maddesi uyarınca davalıya ait unvanın terkinine karar verilmesi gerekirken, aynı unvanın marka olarak tescil edilmesinin bu yönden davalıya bir üstün hak sağlamayacağı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13873, K. 2012/4707, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama