KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13932 E., 2012/4654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2008/245-2010/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Güney Koreli S&T Motors Ltd Şirketinin ürettiği motosikletlerin dağıtıcı firması olduğunu, davalının ise Hyosung markasını kötüniyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini ayrıca internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini kötülediğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça, “orijinal marka by-pass edilerek yaratılan fason ürünler” ibaresinin kullanıldığı ancak buradaki fason kelimesinin sözlük anlamı itibari ile yanıltıcı, kötüniyetli ve lüzumsuz yere incitici nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 56 ncı maddesi uyarınca, iktisadi rekabetin objektif iyi niyet kurallarına aykırı her türlü suiistimali haksız rekabettir.
TTK.nun 57/1 maddesi hükmüne göre ise, başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek haksız rekabet oluşturduğu gibi, esasen anılan Yasa'nın 56 ncı maddesi ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına intibak edebilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiş bulunmaktadır.
Kanunun gayesi, iktisadi sahada doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, bu husustaki genel kaide TTK.nun 56 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Yine, anılan Yasa'nın 58 nci maddesinde de, iktisadi bakımdan zarar görenlerin yanında böyle bir tehlikeye maruz bulunanların dahi, haksız rekabet davasını açabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacı vekili, davalının internet sitesinde kullandığı ifadelerle müvekkilini kötülediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının ürünleri için kullanılan “fason” ibaresinin haksız rekabete
neden olacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğinden davacının yurt dışından orijinal ürünler ithal ederek satış yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı ise kendi ürünlerinin orijinal olduğunu davacının ürünlerinin ise orijinal olmadığını belirtmektedir. Davalı gerekmediği halde davacının ürünlerini kötülediğinden mahkemece davalının söz konusu eyleminin TTK’nun 56 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hallerine temas ettiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13932, K. 2012/4654, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama