KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13987 E., 2011/1666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 gün ve 2007/152-2008/325 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.05.2010 gün ve 2008/13800-2010/5642 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından 02.11.2006 tarihinde internet yolu ile yapılan işlemler sonucu 14.600,00 TL’sinin alınmış olduğunu, davalı bankanın güvenlik sisteminin gerekli niteliklere sahip olmaması nedeniyle müvekkilinin hesabından bu işlemlerin yapılabildiğini, davalı bankaya yapılan başvurunun bankanın bir sorumluluğu olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek, müvekkiline ait hesaptan çekilen 14.600,00 TL’nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait şifrelerin müvekkili bankanın sisteminden ele geçirilmesinin sözkonusu olmadığını, internet bankacılığı kullanım esasları ve güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, davaya konu işlemlerin davacıya ait şifreler kullanılarak gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının şifrelerini korumak için gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını, olayda müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olayda davacının şifre, kod ve parolasının davacının bilgisayar kayıtlarından temin edilerek üçüncü şahıslar tarafından banka hesabına girilerek tahsilat yapıldığı, davalı bankanın ise tek kullanımlık şifre uygulaması zorunluluğu getirmesi mümkün iken bunu yerine getirmediğinden kısmen kusurlu olduğu, bu durumda olayda davacının ¾, davalının ise ¼ oranında kusurlu bulundukları, davalı bankanın kusur oranına isabet eden miktardan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.650,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınmasına,
fazlaya ait istemin reddine dair verilen karar,taraf vekillerinin temyizi üzerine davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmeyerek, bozma ilamında yazılı gerekçelerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13987, K. 2011/1666, 15 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama