KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14101 E., 2010/11837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2009/257 - 2009/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, ... ve ...’ın kredi kartı sözleşmesi ile borçlu olduklarını ancak borcun ödenmemesi nedeniyle borçlulara gönderilen noter ihtarına karşın borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçluların borca yetecek kadar mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, düzenleme şeklinde kredi sözleşmesine dayanılarak talep edilen alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ayrıca borçlular tarafından yapılan ödeme olup olmadığının belli olmadığı, bu sebeple İİK'nın 257 ve devamı maddelerindeki şartlar mevcut bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz isteminin reddine itiraz niteliğinde olup mahkemece, alacağın kredi sözleşmesine dayanıp varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın, nakit ve muaccel olması ayrıca rehinle temin edilmemiş olması gereklidir. Öte yandan alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması da yeterli olup somut olayda, dosya içinde mevcut ihtarnamenin, borç dökümü ile birlikte borçlulara gönderildiği anlaşılmakla, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14101, K. 2010/11837, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama