KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14138 E., 2012/4670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2008/199-2010/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1996 yılından itibaren başta telefon ve telefon sistemleri olmak üzere bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda ticaret unvanı da olan "TELENET" ibaresinin 13.12.2004 marka olarak tescili başvurusunun davalı adına tescilli "TELNET" ve "TELNET Telekom +Şekil" ibareli markalar nedeniyle reddedildiğini, müvekkilinin markayı ihdas eden olup, kullanım önceliğinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “TELNET” ibaresinin müvekkilinin ortağı Telnet Sistem Entegrasyon ve Danışmanlık A.Ş. tarafından 1994 yılından itibaren ticaret unvanı olarak kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirketin 1996’da kurulduğu ve başlangıçtan itibaren ticaret unvanında "telenet" ibaresinin ayırt edici ilave olarak yer aldığı, bu ibareyi hizmet ve ticaret markası olarak kullandığı, davalıya ait "TELNET+şekil" ibareli markasının 9,38,42. sınıflarda 26.03.2001 tarihinden, “Telnet telekom+şekil" ibareli markasının 09,35,36,37,38,40,41,42.sınıflarda 14.06.2004 tarihinden itibaren tescil edildiği,
davalı şirketin daha sonra ortağı olduğu bağlı şirketler arasında yer alan dava dışı Telnet Sistem Entegrasyon ve Danışmanlık A.Ş’nin bilgisayar, elektronik ve iletişim malzemeleri imali ile bunlara ilişkin hizmetler konularında faaliyet göstermek üzere 1994 yılında kurulduğu ve dava dışı şirketin ve çatı şirket Turnet A.Ş’nin "Telnet" ibaresini markasal olarak kullandığı, "Telnet" ibaresi üzerindeki fiili kullanımdan kaynaklanan haklarının davalı şirket tarafından devralınarak sürdürüldüğü, dolayısıyla davalının önceye dayalı kullanım ve önceliğinin bulunduğu,
556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5 hükümleri çerçevesinde davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, dava dışı Telnet Sistem Ent. ve Dan. A.Ş. ile çatı şirket Turnet A.Ş.’nin “Telnet” ibaresini davacıdan önce kullandığı, davalı şirketin de bu şirketlere bağlı olarak çalıştığı ve fiili kullanımdan kaynaklanan hakları bu şirketlerden devraldığı, bu halde davalının önceye dayalı kullanımı bulunduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davalı şirketin,
dava konusu markaları oluşturan ibare üzerinde öncelik hakkı sahibi olan dava dışı şirketler ile birleşme veya devralma yoluyla yada ortaklık şeklindeki akdi ilişkisi saptanmadan ve anılan şirketlerin muvafakatiyle “Telnet” ibaresinin davalı şirkete devri veya kullanımına izin verilerek tescil ettirilmesi suretiyle söz konusu öncelik hakkından yararlandığını gösterir deliller bulunmaksızın bu husustaki bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi yerinde olmamıştır.
Bu bakımdan, davalının yukarıda açıklanan yöndeki savunmasını kanıtlayan ticaret sicil kayıtları, sözleşme ve benzeri tüm deliller değerlendirilmek suretiyle dava konusu markaları oluşturan “Telnet” ibaresi üzerindeki öncelik ve üstün hakkın dava dışı şirketlerin muvafakatiyle davalı şirket adına marka olarak tescil edilip edilmediği hususunda değerlendirme yapılıp gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14138, K. 2012/4670, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama