KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1414 E., 2011/10255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2009 tarih ve 2007/353-2009/252 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kısa adı ve markasının "TSE" olup, müvekkilinin müsaadesi olmadan davalı tarafından 27.03.2007 tarihli "NİS-TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi" ve ayrıca beş ayrı şirkete "NİS-TS Hizmet Yeterlilik Belgesi verildiğini, müvekkilinin markasının haksız olarak kullanıldığını, bu belgenin dava dışı farklı şirketlere verildiğini ve bu firmalar tarafından kullanıldığını, kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, tüketiciyi ve belge verilen firmaları aldatıcı olması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğunu, tüketiciyi yanılttığını ve müvekkiline duyulan güveni zedelediğini ileri sürerek, 2.000,00 TL + KDV maddi ve 10.000,00 TL + KDV manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ISO ve yabancı bazı kuruluşlarca yerine getirilen sertifikasyon verme hizmetleri konusunda yetkili olduğunu, bu yetkiye dayanarak dava konusu belgeyi düzenlediğini, belgedeki "NİS-TSE HİZMET YETERLİLİK BELGESİ"nde belge düzenlenirken personel hatası sonucu "TS" yerine "TSE" yazıldığını, müvekkilinin "TS" belgesi vermeye yetkisi bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun olmadığını, davacının bir zararın bulunmadığını, zarar olsa bile bunun 150,00 TL olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının "TS" belgesi düzenleme yetkisi olduğu, ancak "TSE" belgesi düzenleme hak ve yetkisi bulunmadığından "TSE" belgesi düzenlemesi eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının maddi ve manevi tazminat isteme hakkı oluştuğu, 2007 yılı için ödenmesi gereken ücretin 200 TL kullanma ücreti ve 50 TL taban ücret ve KDV'den ibaret olabileceği, davalının sadece bir adet belgede TSE markasını kullandığı gerekçesiyle 250.00 TL maddi tazminatın KDV ve dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
TSE'nin Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelendirme Yönergesi'nin 38/b maddesinde belirtilen manevi tazminat miktarının üst sınır olarak belirlendiği gerekçesiyle markaya tecavüz eyleminin işleniş şekli, sayısı ve tespit edilen maddi tazminat miktarı dikkate alındığında 750,00 TL manevi tazminatın KDV ve dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1414, K. 2011/10255, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama