KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14228 E., 2012/4078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2010 tarih ve 2009/85-2010/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava dışı sigortalıya ait binanın istinat duvarının, davalıya ait içme suyu borusunun patlaması sonucunda hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, 7.000 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalıya ait istinat duvarının davalıya ait içme suyu borusunun patlaması sonucunda hasarlandığı, davalının olaydaki kusurunun % 75 oranında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.250 TL’nın 05.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait su borusunun patlaması nedeniyle sigortalıya ait istinat duvarında oluşan hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekilince, söz konusu su borusu hattının müvekkiline ait olmadığı, tutanakta bildirilen boru çap ve tiplerinin farklı olduğu ve bu konuda müvekkili şirket yetkilileri tarafından tutulan tutanak içeriğinin de bu hususu kanıtladığı savunulmasına karşın, mahkemece davalının değinilen savunması üzerinde durulmadığı gibi her hangi bir araştırma da yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle davaya konu hasarın kaynağının davalıya ait su borusu hattı ile ilgisinin bulunup bulunmadığı, hasara konu yerde başkaca su borusu hattının mevcut olup olmadığı, davalıya ait hat ile hasara uğrayan istinat duvarı arasındaki mesafe de göz önüne alınmak suretiyle belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile oluşturulan eksik rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14228, K. 2012/4078, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama