KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14292 E., 2011/2038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2008 gün ve 2006/279-2008/477 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.06.2010 gün ve 2009/1654 - 2010/7469 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından üç aylık vadeli (55.500) TL tutarlı 10.06.2005 vade tarihli ve bir yıllık vadeli (5.000) TL tutarlı 15.01.2004 vade tarihli iki adet hesap cüzdanının bulunduğunu, vade tarihinde hesabın ulaştığı tutarın elindeki banka cüzdanlarına işlenmesi için davalı bankaya gittiğinde kendisi ile sürekli ilgilenen banka personeli ...’in bankada usulsüz işlemler yaptığının öğrenildiğini, (55.500) TL tutarlı hesaptaki paranın banka kayıtlarında (11.000) TL eksik göründüğünü, müvekkiline bu hesaptan dolayı faiz dahil (46.500) TL ödendiğini, (5.000) TL tutarlı hesabın fiktif olduğunun bildirildiğini,
güven kuruluşu olan davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile ...’in yaptığı usulsüz işlemlerden sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (16.000) TL’nın (11.000) TL’lık kısmına 10.06.2005 vade tarihine kadar banka hesap cüzdanında yazılı faiz, 10.06.2005 tarihinden sonra reeskont faizi ile birlikte, (5.000) TL’nın 15.01.2005 vade tarihine kadar banka hesap cüzdanında yazılı faiz, 15.01.2005 tarihinden sonra reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen davaya cevabında, bankanın fazlama ödemesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, (5.000) TL tutarlı hesabın banka çalışanı ... tarafından (7.000) TL olarak açıldığını, davacıya kendi imzası ile (6.950) TL ödendiğini, davacının bu hesapla ilgili iddialarının yerinde olmadığını, (55.000) TL tutarlı hesabın 31.10.2005 tarihi itibariyle ulaşacağı bakiyenin (35.771,20) TL olduğunun banka müfettişlerince tespit edildiğini, davacının bu hesapla ilgili fazla alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; birleşen davada, müvekkili banka tarafından davalıya (10.787,18) TL fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine birleşen davanın (8.954,66) TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14292, K. 2011/2038, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama