KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14333 E., 2012/5579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2007/364-2009/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Form”, “Eti Form”, “Formdakal”, “Formpuan” markalarının sahibi bulunduğunu, form ibaresini uzun yıllardır kullandığını ve tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalı şirket tarafından “Formed” ibareli marka tescil başvurusuna bu nedenle itiraz edildiğini, ancak itirazlarının nihai olarak 11/09/2007 tarihli ve 2007/M-4781 sayılı YİDK Kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, davalının başvurusunun müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve kötüniyeti gösterdiğini ileri sürerek 2007/M-4781 sayılı YİDK Kararı'nın iptaline ve markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve TPE vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, “Form” ibareli davacı markaları ile davalının başvurusuna konu “Formed” ibareli markanın karıştırılmasında markalar arasında benzerlik bulunmadığı, tescil kapsamındaki ürünlerin de birbirinden farklı bulunduğu, bu nedenle davacı markalarının KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesine maruz kalmadığı, davacının “Form” ibareli markalarının tanınmış marka statüsüne alınmasına yönelik başvurusunun henüz sonuçlanmadığı, davalının önceye dayalı sınai hakkı olduğu ve başvurunun seri marka yaratma çabasına ilişkin bulunduğu, haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediği ve YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14333, K. 2012/5579, 6 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama