KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14404 E., 2012/5150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2009/444-2010/581 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından yapılacak ihracata istinaden dava dışı alıcı şirket tarafından davalı banka nezdinde akreditif açıldığını, davalı bankaca amir bankanın teslime ilişkin bazı belgelerin eksik olması nedeniyle müvekkiline ilişkin evraklara rezerv koyduğunun bildirildiğini, rezerve ilişkin müvekkiline bilgi verilmediğini, davalı bankanın eksikleri bildirmemiş olmasından dolayı müvekkilinin ihracat bedelini alamadığını ileri sürerek, 25.394.00 TL davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iade olunan evrak asıllarının teslim edildiğini, müvekkilinin akreditifte aracı konumunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre somut olayda alıcının bankasının evraka rezerv koyarak iade etmesinden sonra süresi içerisinde davacıyı haberdar etmeyerek amir bankaya başvurusuna dair sürenin geçirilmesine neden olduğu, aynı şekilde davacının da 11.10.2004 tarihine kadar bekleyerek, evrak nüshaları ile de yabancı bankaya başvurması olanaklı iken, bu imkanı kaçırmış ve akreditifin takibinde gerekli özeni göstermediği, davalının kabul edilen kusuru oranında davacının zararını karşılaması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.338.06 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Hükme dayanarak yapılan bilirkişi raporuna karşı her iki tarafça somut ve ciddi itirazlar ileri sürüldüğüne göre mahkemece bu itirazlar üzerinde durulup, gerektiğinde akreditif uzmanı bilirkişi aracılığı ile yeniden inceleme yaptırılıp tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, tarafların rapora itirazları değerlendirilmeden yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14404, K. 2012/5150, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama