KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14413 E., 2012/4663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/07/2010 tarih ve 2010/174-2010/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinden para tahsil ettiğini ancak bu parayı ödemediğini, bu amaçla Berlin Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları davanın kabulle sonuçlandığını ileri sürerek, söz konusu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın postaya verildiği tarihin tebliğ tarihi sayıldığı, bu şekilde usulüne uygun bir tebliğ işleminin yapılmadığı, kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği ve kararın Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı şirkete ödenen paranın iadesine ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkilinden tahsil edilen paraların müvekkili tarafından talep edilmesine karşın geri ödenmediğini, bu amaçla Berlin Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya incelendiğinde, davacı vekili tarafından, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme gerekçeli kararı ile bu davaya ilişkin dava dilekçesinin davalıya Adalet Bakanlığı kanalı ile tebliğ edildiğini gösterir evrakın ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, değinilen belgeler üzerinde durularak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14413, K. 2012/4663, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama