KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14431 E., 2012/5230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2009 tarih ve 2008/1139-2009/1037 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Ataköy/İstanbul Şubesi eski görevlisi dava dışı ...'un, şube mudilerinin hesaplarında gerçekleştirdiği usulsüz işlemler sonucu 366.424,36 TL'yi zimmetine geçirdiğini, adı geçen hakkında bu nedenle zimmet suçundan kamu davası açıldığını, ...'un hesabına geçirdiği tutardan 2.200 TL'nı 28.05.2007 tarihinde davalının hesabına aktardığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, işlemiş faiz dahil 3.002,14 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, ...'tan 2006 yılı Şubat ayında boşandığını, müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiğini, müşterek çocuğun nafakası, eğitim giderleri ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması için ...'la arasında banka kayıtlarına yansımış onlarca karşılıklı parasal aktarımın olduğunu, davacı tarafça istenen parayı da yaptığı ödemelerin iadesi kapsamında iyiniyetle aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı banka çalışanının zimmet fiiline iştirak etmediği ve gönderilen paranın kaynağını bilmediği, bu nedenle adı geçen kişi tarafından müşterek çocuklarının eğitim ve ihtiyaçları için davalıya gönderilen paranın davacı tarafça istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14431, K. 2012/5230, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama