KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14432 E., 2012/5552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.07.2009 tarih ve 2008/741 - 2009/1029 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyeri ve araçlarına ilişkin 4 adet sigorta poliçesinin davalı tali acente aracılığıyla dava dışı bir sigorta şirketine yaptırıldığını, takside bağlanan prim borçlarının bir kısmının ödenmediği ve davalı acentenin prim taksitlerini sigorta şirketine ödediğinden bahisle müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, icra baskısı altında müvekkilinin dava açma hakkını saklı tutarak ödeme yaptığını ancak, davalının tali acente olup müvekkili aleyhine icra takibi yapma ve prim tahsil etme yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek, 3.769,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibinden önce 4 adet sigorta poliçesinden doğan bakiye borcunu ödediğini davacı tarafın ispatlayamadığı ve poliçelerin sağladığı hukuki yarardan faydalanan davacının sigorta süresi sona erdikten sonra prim tutarını ödeyen davalıdan istirdat isteminde bulunmasının davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14432, K. 2012/5552, 6 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama