KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14535 E., 2012/6319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 tarih ve 2008/191-2010/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... Güç Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili asıl davada, müvekkilinin “ZEBRA” ibareli markasını uzun yıllardan beri kullandığını, davalının distribütörlük verdikleri firmalardan biri olduğunu, davalının kötü niyetli olarak markanın tescili için müvekkilinden önce başvuruda bulunduğunu ifade ederek, Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2008-M-1594 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, müvekkilinin 1957 yılında İtalya’da kurulduğunu, “ZEBRA” markasını kurulduğundan beri ürünlerinde kullandığını, “ZEBRA” markalı ürünlerin İspanya Enerji ve Endüstri Bakanlığı Kalite ve Sanayi Güvenliği dairesi tarafından tescilinin yapıldığını, davalının ZEBRA markalı ürünleri İtalya’dan ithal ederek Türkiye pazarına sürdüğünü, davalının markayı kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek,
TPE YİDK’nın 2008-M-1594 sayılı kararının iptalini, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü, davalının marka hakkına tecavüzün men'ini, 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini, markasının tanınmışlığının tespitini ve hükmün ilan edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, Zebra markasının ne Avrupa’da ne de Menşe ülke olan İtalya’da tescilli olduğunu, müvekkili şirket ile ... arasında ticari alım-satım ilişkisi olduğunu, ancak aralarında akdedilmiş bir distrütörlük sözleşmesi bulunmadığını, Barbieri Güç Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. kurucularının müvekkili şirkette uzun yıllar çalıştıklarını, müvekkilinin ticari ve imalata yönelik sırlarını ele geçirdikten sonra, şirkette çalıştıkları dönem içerisinde davacı şirketi kurduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada davacının 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesi anlamında öncelik hakkının bulunmadığı, birleşen davada davalının kötüniyetli olmadığı, YİDK iptali için davacının ilan aşamasında herhangi bir itirazının olmaması nedeni ile bu yönde YİDK iptali ile ilgili dava açma hakkı bulunmadığı, markaya tecavüzün men’i ve tazminat talebi ile hükümsüzlük talebinin ispat edilemediği, tanınmışlığın tespit ve tescil talebi yönünden öncelikle TPE’ye başvurmaları ve buradan bir karar almaları gerekirken bu husuus yerine getirilmeksizin mahkemeye bu yönde doğrudan bir talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, birleşen davanın davacısı, birleşen davada diğer iddialarının yanı sıra hükümsüzlüğü istenen markayı Türkiye'de ilk defa kendisinin kullandığını, davalı şirkete “ZEBRA” markalı tarım aletleri vites kutuları sattığını, davalının daha sonra hükümsüzlüğü istenen markayı 7. sınıf tarım aletleri ürünleri için tescil ettirdiğini ileri sürmüş ve bu iddiasına delil olarak da marka tescil tarihine takaddüm eden mal faturalarını ibraz etmiştir.
Söz konusu dosya içinde bulunan faturaların incelenmesinden gerçekten de birleşen davanın davacısı firmanın marka tescil tarihinden önce davalı şirkete “ZEBRA” markalı tarım aletleri vites kutuları sattığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, daha önce davacı yabancı firmaya ait olduğunu bilen davalının marka tescilinin kötü niyetli bir tescil olduğu nazara alınarak markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu husustaki istemin dahi reddine karar verilmesi doğru kabul edilmemiş, kararın temyiz eden birleşen davanın davacısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14535, K. 2012/6319, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama