KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14701 E., 2011/1580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fatih (Kapatılan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2010 tarih ve 2010/126-2010/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Tasfiye Halinde SS Ankara Ümit Arsa ve Konut Yapı Kooperatifinin ortağı olduğunu, 12.04.2009 tarihli genel kurulunda kooperatife ait tüm taşınmazların 31.250.000 USD'den aşağı olmamak üzere satışı için tasfiye kuruluna yetki verildiğini ancak genel kurul sonrası taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan imar çalışmaları sonucu taşınmazların değerinin artmasına rağmen taşınmazların 32.000.000 USD bedelle satılarak kooperatif ve ortaklarının zarar uğratıldığını ileri sürerek, taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalı Kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın, 1163 sayılı Kanunun 99. maddesi gereğince ticari dava olduğunu savunarak, görev, yetki, husumet ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanununun 99. maddesine göre bu davaya bakmanın Ticaret Mahkemesinin görevi olduğunu, görevin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Kadıköy Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının ortağı olduğu davalı kooperatife ait taşınmazların tasfiye kurulunca davalılara ucuza satıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, bu karar TTK'nun 5. maddesine dayalı işbölümü esasına göre gönderme kararıdır. Anılan maddeye göre verilen gönderme kararlarında temyiz olanağı bulunmadığından davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olmayıp, kanundan kaynaklanan bir işbölümü ilişkisi olması nedeniyle işbölümü itirazı üzerine verilen gönderme kararı niteliği itibariyle bir görevsizlik kararı olmadığından, gönderme kararında yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Bu nedenle, mahkemece davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14701, K. 2011/1580, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama