KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14764 E., 2012/5228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2007/326-2010/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait işyerinde yangın çıktığını, yangın nedeniyle meydana gelen hasarın ödenmesi için davalıyla yapılan görüşmelere rağmen davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 25.882,12 TL'nin hasar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu yangın hasarının sigortadan fayda sağlamak amacıyla oluşturulduğunu, tazminat talebinde bulunulurken sunulan birçok gider pusulasının sahte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sahte gider pusulaları düzenlediği, bu durumda poliçe genel şartları uyarınca poliçeden doğan haklarının düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının sahte belgeler düzenleyerek zararını artırıcı eylemde bulunduğu, poliçe genel şartlarının B.7. maddesinde yer alan “Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebebiyet verir veya zarar miktarını artırıcı eylemlerde bulunursa, bu poliçeden doğan hakları düşer.” hükmü karşısında açıklanan nedenle davacının poliçeden kaynaklanan haklarının düştüğü açıklanmıştır.
Ancak, söz konusu genel şart hükmünde, sigorta ettiren tarafından kasten rizikonun gerçekleştirilmesi ya da riziko sonucu zararın artırılması halinde poliçeden doğan hakların kaybedileceği düzenlenmiş olup, yangın sonucu meydana gelen hasarın sahte belgelerle olduğundan fazla gösterilmesi halinde bu hükmün uygulanması mümkün değildir.
O halde, mahkemece söz konusu genel şart hükmünün somut olaya uygulanmasının mümkün bulunmadığı kabul edilerek davacının gerçek zararının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14764, K. 2012/5228, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama