KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14774 E., 2011/6563 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.06.2010 tarih ve 2008/34-2010/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan sigorta sözleşmesine dayalı olarak, Sivas Divriği Höbek köyü 1462 ve 1464 parsel nolu taşınmazlar üzerinde bulunan akaryakıt istasyonu, 2 adet ahır ve bakım binasının fırtına ve kar ağırlığı risklerine karşı sigortalandığını, 2008 yılında yoğun kar yağışı sebebiyle akaryakıt istasyonunda hasar meydana geldiğini, ahırın ve bakım binasının çöktüğünü, zararın giderilmesi için davalı ... şirketine başvurulduğu halde davalının ancak 14,000 TL ödemeyi kabul ettiğini,
fazla zararı ödemediğini ileri sürerek 20,000 TL alacağın 04.02.2008 tarihinden ititbaren yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, 11.02.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde belirtilen miktar haricinde 132.092 TL alacağın 04.02.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, zararın ispat edilemediğini, istenen tazminatın yüksek olduğunu, ıslah edilen kısım için zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ve davalı arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi olduğu, davacıya ait benzin istasyonu, ahır ve bakım binasının kar ağırlığı ve fırtına rizikosuna karşı 158.000 TL bedelle sigortalandığı, davacının sigorta primlerini ödeyerek üzerine düşen edimi ifa ettiği, kar ağırlığı ve fırtına rizikosunun meydana geldiği, davacının rizikonun gerçekleşmesinden itibaren süresi içinde bunu sigortacıya bildirdiği ve davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü, davalının tazminatı ödemediği,
davacının davalıdan binaların karşılığı olarak 132.092 TL tazminat talep edebileceği, emtia zararı olarak talep edilen 20.000 TL zararın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.000 TL alacağın 05.02.2008 tarihinden itibaren, 112.092 TL tazminatın ıslah tarihi olan 11.02.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14774, K. 2011/6563, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama