KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14784 E., 2012/3543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2010 tarih ve 2008/1244-2010/624 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı sigorta şirketince zorunlu deprem sigortası ve geniş kapsamlı ev sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan konutun bulunduğu binanın kolonlarından birisinin deformasyonu nedeniyle güçlendirme masrafı yapıldığını, daire başı 1.500,00 TL güçlendirme gideri ve 3.000,00 TL kira masrafını davalı sigorta şirketinin ödemesinin gerektiğini ileri sürerek, 4.500,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hasarın teminat dışı olduğunu, 30 yıllık binanın zati ayıbından kaynaklı kolon deformasyonunun teminat dahilindeki hiçbir nedenden kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın depremden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Davacı tarafın temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye göre, davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Ancak, HUMK.’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.430,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 30.04.2010 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Bu durumda davada 1.200,00 TL’lik talep bölümü için mahkemece kısmi ret kararı verilmesi yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davacının temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise; dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde, davaya konu hasarın sigorta poliçesi kapsamındaki bir nedenden kaynaklanmadığını ve binanın zati ayıbının neden olduğu bir zararı tazmin etme yükümlülüklerinin bulunmadığını savunmuş olup, dosyada mevcut sigorta eksper raporu ile 05.11.2007 tarihli inşaat mühendisleri tarafından tanzim olunan raporda da inşaatın malzeme kalitesinin düşük olduğu, betonun elle müdahalelerle dahi dağıldığı, açıkta kalan demirlerin korozyona uğradığı ve binanın taşıyıcı kolonunun deforme olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca, dava dilekçesi dâhil hiçbir aşamada hasarın depremden kaynaklandığına ilişkin delil ileri sürülmediği halde mahkemece, bilirkişi raporundaki tek cümlelik “hasarın deprem nedeniyle meydana gelmiş olduğu” şeklindeki soyut yargıya dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, davaya konu hasarın hangi nedenden kaynaklandığının denetime imkan verecek şekilde tespit edilerek hasarın poliçe teminatı dâhilinde olup olmadığı yönündeki değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14784, K. 2012/3543, 9 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama