KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14837 E., 2012/7863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2010 tarih ve 2009/278-2010/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asıl davada, 35, 36 ve 42. sınıf hizmetleri içeren, TEMELSU ibareli, 2008/12385 sayılı marka tescil başvurusunun Resmî Marka Bülteni'nde ilânı üzerine davalı şirketin başvurunun reddi istemiyle yaptığı itirazın sonuçta YİDK'nın 2009/M-4770 sayılı kararı ile kabul edilerek, başvurunun 42.sınıfta yer alan hizmetler bakımından reddedildiğini, TEMELSU ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2009-M-4770 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise; davalı şirketin kötüniyetli biçimde gerçekleştirdiği, TEMELSU ibareli, 2008/56434 sayılı, 35, 36, 37, 39 ve 42. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna yapmış olduğu itirazın reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2010-M-313 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, TEMELSU ibaresinin müvekkili şirketin ortağı M.Yüksel Sezginer tarafından yaratılmış bir marka olduğunu, 1969 yılından bu yana hem M.Yüksel Sezginer, hem de onun ortağı olduğu şirketler tarafından marka ve ticaret unvanı olarak, yurtiçi ve yurtdışında kesintisiz biçimde kullanıldığını, davacının marka tescil başvurusuna kadar TEMELSU tanıtım işareti ile herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davada davacının anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinin bulunmadığı, bir an için bulunduğu vasayılsa bile davalı muterizin bu işaret üzerinde hak sahipliğini kazanmasından evvel bu hakkını kaybettiği; birleşen davada başvurunun davacının itiraza konu olması bakımından 37 ve 39.sınıf hizmetleri içerdiğini, 37 ve 39. sınıf hizmetler bakımından davacının önceye dayalı bir hak sahipliği bulunmadığı gibi itirazlarına esas aldığı 2008/12385 sayılı marka tescil başvurusunun da 37 ve 39.sınıf hizmetleri içermediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14837, K. 2012/7863, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama