KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14963 E., 2012/6665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2010 tarih ve 2009/70-2010/679 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yetkilisi olduğu limited şirkete karşı müvekkili tarafından kira akdinden doğan alacak nedeniyle açılan davanın kabulüne karar verildiğini, ilama konu alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, haciz işlemi için borçlu şirketin adresine gidildiğinde 1.250 TL değerindeki iki adet bilgisayar dışında haczi kabil mal bulunmadığının tespit edildiğini, davalının yasaların kendisine yüklediği özen yükümüne aykırı hareket ettiğini, basiretsiz davrandığını ve yetkilisi olduğu şirketi borç ödeyemeyecek hale getirdiğini, bu nedenle müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini ve zarara uğradığını, davalının sorumluluğunun TTK'nun 336. maddesinden kaynaklandığını ileri sürerek, 44.676 TL'nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kötüniyetli olduğunu, yaşanan kriz nedeniyle müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin zor durumda kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı ve müdürü olduğu şirket ile arasındaki kira sözleşmesi nedeni ile 8.544,20 TL alacağının bulunduğu, takip aşamasında borçlu şirketin haczi kabil malının bulunmaması nedeniyle tahsilatın yapılamadığı, davalının yetkilisi olduğu şirketin bilgisayar yazılımı, proje ve danışmanlık şeklinde ortaklarının bilgi birikimine bağlı olarak iş yaptığı, 2006,2007 ve 2008 yıllarındaki satışlarında büyük sapmaların olmadığı,
2006 ve 2008 yıllarında kar, 2007 yılında zarar ettiği, davalının müdür olduğu 2006 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Temmuz ayı arasında oluşmuş bir kira borcunun bulunmadığı, bu döneme ilişkin kiraların düzenli şekilde ödendiği, dava konusu tazminat borcunun, ihbar şartının yerine getirilmemesi nedeniyle kira akdinin yenilenmesi ve taşınmazın yeniden kiralanması için geçecek makul süreye ilişkin kira alacağından kaynaklandığı, davalı müdürün üç yıl içinde dava dışı şirketi üç kez daha ucuz kiralı yerlere naklettiği, bu adresleri tescil ve ilan ettirerek basiretli bir tacir gibi davrandığı,
sadece bir yıl şirketin zarar etmesinin davalı müdürün görevini kasten veya ihmal sonucu yerine getirmediğini göstermediği, davacı ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkinin doğumundan önce ve sonra şirketin idaresi, borcun doğuş ve ödenmeme sebepleri dikkate alındığında davalı müdürün şahsen sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14963, K. 2012/6665, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama