KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1500 E., 2011/10247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2009 tarih ve 2007/384-2009/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında 12.03.1999 tarihinde davalılardan ...'in asıl borçlu, diğerlerinin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla taraf oldukları "Taşıt Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca kullandırılan kredinin düzenli geri ödemelerinin yapılmaması üzerine muhataplara önce muacceliyet ihtarnamesi gönderilerek bakiye borcun ödenmesinin istendiğini, buna rağmen borç ödenmediğinden davalı borçlular hakkında Tosya İcra Müdürlüğü'nün 2000/816 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını,
icra işlemleri sürerken borcun tasfiyesine yönelik olarak yeni bir ödeme planı hazırlandığını, ödeme taahhütnamesi şeklinde hazırlanan yeni ödeme şartlarına da uyulmaması üzerine davalı borçlulara muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, borcun ödenmesi için bu defa Kastamonu 1. İcra Müdürlüğü'nün 2004/4880 E. sayılı dosyasından davalılar hakında icra takibi başlatıldığını, davalıların bu takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduklarını ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13.985.936.741 TL. tutarındaki toplam alacağın 15.10.2003 tarihinden itibaren işletilecek yıllık % 51.30 temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davaya dayanak yapılan "Taşıt Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi" gereğince Tosya İcra Müdürlüğü'nün 2000/814 sayılı takip dosyasıyla girişilen takibin kesinleştiğini, bir para alacağı için ilamsız icra takibi yapılmış ve icra takibi kesinleşmiş ise davacının ayrıca eda davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, dosya ve banka hesapları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının dava tarihi olan 24.06.2004 tarihi itibariyle davalı ...'den alacağının kalmadığı, dosyaya ibraz edilen tahsil fişleri ve bu fişler arasında bulunmayan davacı banka yetkilileri tarafından imzalanarak hazırlanan tahsilat rakamları dikkate alındığında Selahattin Yücel'in dava tarihi itibariyle davacı bankadan 46,87 TL alacağının bulunduğu, davalı ... ve kefil sıfatıyla davalı konumunda olan diğer davalıların davacıya herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1500, K. 2011/10247, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama