KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15016 E., 2010/12462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2007/690 - 2008/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka ve Şube vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesiyle, müvekkilinin davalı Bankanın Aydınlıkevler Şubesinde bulunan hesabındaki 90.122,62 YTL'nın banka çalışanı davalı ... tarafından talimatı ve imzası olmaksızın çekildiğini ileri sürerek, 60.122,62 YTL'nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka ve Şube vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultususunda, davanın kabulü ile 60.122,64 YTL'nın 08.11.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka ve Şube vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait mevduat hesabındaki paranın talimatı ve imzası bulunmaksızın çekilmesinden kaynaklanan alacağın eylemi gerçekleştiren Banka çalışanı, Banka ve Banka Şubesinden müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükmün infazında tereddüt doğabilecek ve duraksamalara yol açacak şekilde hükmedilen alacağın hangi davalı yada davalılar olduğu açıkça belirtilmeden " ...davalıdan ..." tahsiline şeklinde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi kısa karada hükmedilen alacağa ilişkin olarak temerrüt tarihi açıkça belirtilmediği halde gerekçeli kararda temerrüt tarihinin 08.11.2006 olarak belirlenmesi de keza doğru bulunmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı Banka ve Şube vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15016, K. 2010/12462, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama