KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15124 E., 2012/13533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/05/2010 tarih ve 2008/126-2010/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23. sınıfta yer alan ürünler yönünden yapmış olduğu ''TUNÇ AKILLI İPLİK'' ibareli marka başvurusuna davalı şirket adına tescilli ''AKILLI İPLİK'' markası gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, itirazın kabul edilerek marka başvurusunun reddedildiğini, davalı markası ile müvekkili marka başvurusu arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili başvurusunun asıl unsurunun ''TUNÇ'' ibaresi olduğunu, ''AKILLI İPLİK'' ibaresinin markada tanımlayıcı yan unsur niteliğinde olup, ayırt edici nitelik taşımadığını, kimsenin tekeline bırakılmayacağını belirterek YİDK kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı marka başvurusu ile davalı markasının benzer olduğunu, aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, akıllı ibaresinin 556 sayılı KHK 7/a-c anlamında ayırt edici niteliğe haiz olduğunu, cins, vasıf bildirmediğini, davacı başvurusunun kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusu ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b. Maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ''akıllı iplik'' ibaresinin tekstil, iplik ve dokuma sektöründe tanımlayıcı bir ibare olması sebebiyle hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağı, ayırtedicilikte tanımlayıcı ibarenin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davacı başvurusunun kötü niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalının "AKILLI İPLİK" markası tescilli olup hükümsüz kılınmadığı sürece hukuken koruma altındadır. Bu durumda, davalıya ait "AKILLI İPLİK" markası ile başvuru konusu "TUNÇ AKILLI İPLİK" ibaresi 556 sayılı KHK'nun 8/1-b bendine göre ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere iltibas tehlikesine yol açabilecek derecede benzer bulunduğu halde, yazılı gerekçe ile TPE, YİDK kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15124, K. 2012/13533, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama