KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15294 E., 2012/5285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.09.2010 tarih ve 2010/213-2010/501 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, T.İş Bankası A.Ş. Malatya Şubesinde bulunan 8600/2819255 nolu hesabından 23.3.2009 tarihinde 4.500 TL aynı tarihte kredi kartı hesabından da 3.100 TL olmak üzere bilgisi ve rızası dışında hesabından internet bankacılığı yoluyla havale işleminin gerçekleştirildiğini, bankanın 114 TL ve 3.100 TL yi ödediğini, 23.03.2009 tarihinde ...'ın 1018-0620143 nolu hesabına bilgisi dışında yapılan havale tutarını geri ödemediğini, söz konusu havale işlemlerinde davalı bankanın kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, 4.386 TL nin hesaptan çekildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gerekli her türlü tedbirin alındığını, kullanıcılara her türlü bilgilendirmenin yapıldığını, davaya konu işlemlerde davacının kendi kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; bankanın internet güvenliğini sağlamaktan sorumlu olduğu, zararın bankanın malvarlığında gerçekleştiği, bankanın bu zararı müşteriye yansıtabilmesi için müşterinin koruma yükümlülüklerini ihlal ettiğini ispatlaması gerektiği, davacının kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.386,00 TL nin 24/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde tüketicinin "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", 3. maddesinin h bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birinin oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının internet şifresi kullanarak hesabından para çekildiğinin iddia edilmiş olmasına ve bankacılık işlemi nedeniyle bankanın sorumluluğu iddiasına dayalı davanın TTK'nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde bulunmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmaması nedeniyle, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığından, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15294, K. 2012/5285, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama