KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15304 E., 2012/5630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/04/2010 tarih ve 2009/90-2010/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “HAS” ve “HASS” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının “NAS” ibareli başvurusunun müvekkiline ait markalarla benzerlik içermesi nedeniyle söz konusu başvuruya itiraz ettiklerini ancak davalı TPE’nin itirazlarını nihai olarak reddettiğini ileri sürerek, TPE’nin ret kararının iptaline ve tescil edilmişse davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili ve davalı şirket yetkilisi ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Dairemizin 24.11.2008 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirkete ait marka başvurusunun hükümden düştüğü, davaya konu başvuru ile davacı markalarının benzer olmadığı, bir an için benzer oldukları düşünülse dahi mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu ayrıca davacı markalarının tanınmışlıklarının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle, hükümsüzlük istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, TPE YİDK’nun kararının iptali isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15304, K. 2012/5630, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama