KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15333 E., 2012/6514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2010 tarih ve 2009/1281-2010/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu 10.000,00 TL bedelli bononun dava dışı keşidecisinden müvekkiline ciro yoluyla geldiğini, tahsil için davalı bankaya teslim edilen bononun davalı bankada zayi edildiğini ve kendisine teslim edilen bonoyu zayi eden bankanın bono bedelini ve masraflarını ödemesinin gerektiğini ileri sürerek, 10.17,40 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının öncelikle keşideciye başvurmasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının zayi belgesi aldıktan sonra keşideciden tahsilât yapamadığı takdirde davalı bankadan tazminat isteyebileceği gerekçesiyle zamansız açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tahsil cirosuyla davalı bankaya tevdi olunan bononun zayi olması nedeniyle bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın zamansız açılması nedeniyle reddine ve vekalet ücretinin nispi olarak takdirine karar verilmiş ise de, davanın niteliği gereği vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle, davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15333, K. 2012/6514, 20 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama