KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15408 E., 2011/3970 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 gün ve 2005/65-2008/609 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.09.2010 gün ve 2009/4219-2010/9190 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili ve ihbar olunan vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında cari kredi sözleşmesi olduğunu, 31.12.2000 tarihinden itibaren hukuki problemler yaşadıklarını, davalının Şubat 2001 krizinden sonra 22.03.2001 tarihinde kredinin dövize dönüştürülmesi yönünde talimat vermesini istediğini, TL bazında borcu ikiye katlayacak bu talebi kabul etmediklerini, tehdit ve baskıların arttığını, 31.12.200-31.03.2001 kredi hesap döneminde hangi faiz oranlarının uygulandığı,
dönem sonu faizin ne kadar tahakkuk ettiği, ödenen paraların anapara ve faize mahsup edilen kısımları ve teminat çeklerinin ödenip ödenmediğine dair bilgi verilmediğini, ihtarlara cevaplarda yeterli açıklığın olmadığını, davalı aleyhine bu nedenlerle menfi tespit davası açıldığını, bu davada borcun fazlasıyla ödendiğinin ortaya çıktığını, dava dışı tutulan çeklerden dolayı da alacağının bulunduğunu, ayrıca dava edilen dönemden sonra da ödemelerinin bulunduğunu,
avans faizi oranları da dikkate alındığında 15.04.2005 tarihi itibariyle 92.005.122.367 TL anapara ve 178.707.010.733 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 270.712.133.100 TL’nin 15.04.2005 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, istirdat davasının süresinde açılmadığını, icra takibinde veya cebri icra tehdidi altında ödeme yapılmadığını, istemin yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında kesinleşen menfi tespit davası hükmü de dikkate alınarak davacı ile davalı arasında kredi ilişkisi olduğu, 30.09.2001 tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığının hükmen kesinleştiği, bu dosyada davacının sehven hesaba dahil edilmeyen ödemeleri ile sonradan yaptığı ödemelere ilişkin haklarını saklı tuttuğu, 6 çekle ilgili olarak Yapı Kredi Bankası Devrek Şubesinden verilen çekin tevdi bordrosunda yer almadığı, diğer çeklerin davalıya tevdi edildiği,
akıbetleri hakkında bilgi bulunmamakla birlikte toplam 5.342.00 YTL bedelli çeklerin, ibrazlarında karşılıksız çıktığı ve takas bölümünce Bayrampaşa Şubesine iade edildiği, bu şubeden hesapların devir edildiği Güneşli Şubesine gönderildiğine dair kaydın olmadığı, durumun müfettiş incelemesi ile belirlendiği, çeklerin ibraz edildikleri ve karşılıksız çıktığı, hesaba dahil edilmediği,
fazla ödemesinin olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 76.516.12 YTL asıl alacak ve 125.291.44 YTL işlemiş faiz ile birlikte toplam 201.807.56 YTL’ye 15.04.2005 tarihinden itibaren 01.05.2005 tarihine kadar işleyecek reeskont, bu tarihten sonra yasal faiz uygulanarak tahsiline dair verilen karar, vekilleri ile ihbar olunan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2010 tarihli ilamı ile davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ... vekili ve ihbar olunan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Karar Düzeltme isteminde bulunan Birleşik Fon Bankası A.Ş. işbu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak veya müdahil olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan Birleşik Fon Bankası A.Ş. vekilinin karar düzeltme istemede hukuki yararı bulunmadığından karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15408, K. 2011/3970, 7 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama