KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15601 E., 2012/6395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/09/2010 tarih ve 2008/204-2010/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait temiz su ana şebeke borusunun patlaması sonucu akan suların müvekkiline sel ve su basması rizikolarına karşı sigortalı işyerine girerek zarar verdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 20.137,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 16.909,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararıının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, sigortalı işyerine ait mimari projede bağımsız bölüm olması mümkün olmayan ve ısıtma alanı olarak gösterilen bodrum katın projeye aykırı bir şekilde depolama alanı olarak kullanıldığı ve buraya dolan sulardan dolayı emtia hasarının artmasında sigortalı işyeri sahibinin de kusurlu olduğu kabul edilerek tazminattan indirim yapılmış ise de, davalıya ait ana şebeke su borusundaki patlama sonucu meydana gelen selin ve oluşturduğu hasarın büyüklüğü gözönüne alındığında sigortalı işyeri sahibine kusur verilmesi doğru olmaz.
Bu itibarla, mahkemece, sigortalı işyerinde meydana gelen tüm zararın davalıya ait ana şebeke su borusunun patlamasından kaynaklandığının, dolayısı ile tüm kusurun davalıda olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz uygulamasına karar verilmiş ise de, davaya konu zararın haksız eylemden kaynaklanması ve davalının da tacir olması nedeniyle, tacirin haksız eyleminin de TTK.nun 3. maddesi gereğince ticari iş niteliği taşıması gözönüne alındığında hükmedilen tazminata talep gibi ticari işler için uygulanan avans faizinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15601, K. 2012/6395, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama