KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15638 E., 2012/17794 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/06/2010 tarih ve 2003/200-2010/281 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunandavalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...’in davalı ... ile davalı şirketin ortağı iken aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle müvekkilinin şirket ortaklığından ayrıldığını, davalı ...’nın müvekkili ... ile yapılan ortaklıktan ayrılmaya ilişkin sözleşmeye uymadığını, müvekkili ...’in isminin yazılı olduğu poşet ve zarfların davalılar tarafından kullanılmaya devam edildiğini ve müvekkilinin şirket ortağı olarak gösterilmeye çalışılarak itibarından faydalanılmak istenildiğini, davalıların eylemlerinin protokol hükümlerine aykırılık ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, kâr mahrumiyeti nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 USD’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı ... arasında şirket ortaklığından ayrılmaya ilişkin yapılan sözleşmede haksız rekabet edilmeyeceğine ilişkin yükümlülüğün davacı ...’e yüklendiği, davalı ...’nın buna ilişkin yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davalıların sözleşmeye aykırılıklarının bulunmadığı, davalı şirkette davacının adının yazılı olduğu poşet ve zarfların ise davacının ortaklığının devam ettiği dönemden kaldığı ve davalı şirketin deposunda bulunduğu, kasıtlı olarak kullanılmadığı, davacı ...’in ortaklıktan ayrıldıktan sonra yeni basılan poşet ve zarflarda adının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız rekabet, TTK.nun 56. maddesinde, “aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir” şeklinde tanımlanmış olup, müteakip 57. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla iyiniyet kurallarına aykırı hareketler 10 bent halinde gösterilmiştir.
Belirtilen maddenin 5. bendinde, başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek şekilde, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak veyahut, iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arzetmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurma eylemlerine yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı ...’in davalı şirket ile ortaklığı devam ediyor iken şirket tarafından bastırılan ve üzerinde davacının isminin yazılı olduğu zarf ve poşetlerin büyük bir çoğunluğunun davacının şirket ortaklığından ayrılmasından sonra davalı şirketin deposuna kaldırıldığı, birkaç tanesinin ise şirketin giriş katında masa üzerinde bulunduğu uyuşmazlık dışı olup, davalı şirketin önceden bastırmış olduğu ve üzerinde davacının adının yazılı bulunduğu bu zarf ve poşetleri işletmesinde bulundurmasının haklı bir nedeni yoktur. Basiretli bir tacir gibi davranmak yükümlülüğü altında bulunan davalı şirketin anılan zarf ve poşetleri imha etmesi gerekirken, deposunda muhafaza etmesinin ve hatta müşteriye verilmek üzere giriş kattaki masada bulundurmasının haksız rekabet olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı şirketin eyleminin haksız rekabet olduğunun kabulü ile buna göre davacı taleplerinin değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15638, K. 2012/17794, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama