KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15876 E., 2012/18392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2008/315-2010/417 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/11/2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 21.08.2006 tarihli 10 yıl süreli franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalıya ait “komşu fırın” işletme adı ile davalının üretimini yaptığı unlu mamullerin müvekkili tarafından satışının kararlaştırıldığını, lisans bedelinin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, sözleşme gereği davalının uygun gördüğü şekilde kiralanan işyerinde tamir ve dekorasyon yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini ve davalının ürünlerini “komşu fırın” işletme adı altında satışını yaptığını,
ancak bir süre sonra davalı tarafından sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ve müvekkilinin siparişlerini reddettiğini, oysa müvekkili şirketin sözleşmenin 10 yıl olması nedeniyle işletmeye yüksek miktarda yatırım yaptığını, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zararlarının olduğunu ileri sürerek, 365.668,81 TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların sözlü anlaşmaları üzerine sözleşmenin feshedildiğini, tek taraflı feshin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin ispat edilemediği, dolayısı ile sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, bu nedenle davacının menfi zararını isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 206,668,38 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilememiş bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...2-Dava, franchising sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı şirket ile davalı arasında davalının üretimini yaptığı unlu mamullerin "komşu fırın" adı altında davacı şirket tarafından satışının yapılacağına ilişkin 21/08/2006 tarihinde 10 yıllık bir süre için franchising sözleşmesinin yapıldığı, davalı tarafından bu sözleşmenin 07/02/2008 tarihinde feshedildiği ve daha sonra davacı şirket tarafından işletmenin dava dışı 3. bir kişiye devredildiği hususlarında uyuşmazlık sözkonu değildir.
Uyuşmazlık, sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından feshedilmesinden dolayı davacı şirketin uğradığını iddia ettiği zararın miktarı noktasında toplanmaktadır.
Davacı şirket, sözleşmenin 10 yıl süreceği inancı ile işletmenin faaliyete geçirilmesi için büyük miktarda masraflar yapıldığını ileri sürerek, inşaat, dekorasyon, mobilya, fırın, alet ve makineler için ödenen bedellerin tazminini talep etmiş, iddiasını ise 06.03.2008 tarihinde işletmede yapılan tesbit sonucu alınan bilirkişi raporuna dayandırmıştır.
Mahkemece, davacı şirketin işletmede yaptığı masraflar belirlendikten sonra işletmenin dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle devir bedeli olan 150.000,00 TL'yi belirlenen bu masraflardan düşerek çıkan miktar davacı şirketin zararı olarak kabul edilmiştir. Ancak, işletmenin devir bedeline ilişkin davacı şirket tarafından sunulan 19.03.2008 tarihli fatura dışında bir belge mevcut değildir.
150.000,00 TL bedelli bu fatura, davacı şirket tarafından tek taraflı düzenlenmiş olup, davalı aleyhine sonuç doğuracak şekilde değerlendirilmesi doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı şirkete ait işletmenin konumu, içindeki makine, alet, mobilya ve dekorasyon ile hasılat durumu gözönüne alınarak piyasa rayiç bedeli belirlenerek, bulunacak bu bedelin yapılan masraflardan düşülmek suretiyle davacı şirketin zararının tesbiti gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere dava, franchising sözleşmesine dayalı açılmış olup, davacı Serdar, bu sözleşmeyi davacı şirket adına imzalamış olması nedeniyle, sözleşmenin tarafı olmamasından dolayı haksız fesih iddiasına dayalı olarak davalıdan tazminat isteme hakkına sahip değildir.
Bu itibarla mahkemece, adı geçen davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, davacı Serdar'ın açmış olduğu davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davacı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15876, K. 2012/18392, 16 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama