KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1568 E., 2011/12190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2009 tarih ve 2006/392-2009/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme gereğince davalıya kredi kartı verildiğini, davalının kredi kartı ile yaptığı harcamadan kaynaklanan borcunu süresi içinde müvekkili bankaya ödemediğini ileri sürerek, 71.300,27 TL'nin yıllık %165 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı banka tarafından müvekkiline verilen kredi kartının kaybolduğunu ve daha sonra üçüncü kişiler tarafından kullanıldığını, bu durumun davacı bankaya bildirildiğini, buna rağmen davacının, bu kartla kart limitinin çok üzerinde harcama yapılmasına göz yumduğunu, müvekkili tarafından harcama yapılmamış olması nedeniyle davaya konu borçtan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kendisine ait kredi kartını kullanan üçüncü kişiyi şikayeti üzerine Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda, davalıya ait kredi kartının davalının rızası ile üçüncü kişi tarafından kullanıldığının tespit edildiği, yapılan tespitin BK'nun 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi yönünden de bağlayıcı olduğu, bu durumda davalıya ait kredi kartı ile limit aşılarak yapılan harcamalardan davalının sorumlu bulunduğu, davacının alacaklı olduğu miktarın denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği,
her ne kadar davacı tarafça anapara ve faizden oluşan miktara dava tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de, bu talebin BK'nun 104/son maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.912,72 TL asıl alacak, 43.879,88 TL işlemiş faiz toplamı 47.792,60 TL'nin, asıl alacağa dava tarihinden 01.03.2006 tarihine kadar %124,80 oranında işletilecek temerrüt faizi,
01.03.2006 tarihinden itibaren 5464 sayılı Kanun'un 26. maddesi gereğince davacı bankanın kredi kartlarına uyguladığı temerrüt faizi oranları doğrultusunda TC Merkez Bankası'nca kredi kartlarına uygulanan azami oranı geçmemek kaydı ile işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının kefili tarafından yapıldığı savunulan ödemenin belgelendirilmemiş olmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1568, K. 2011/12190, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama