KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15681 E., 2011/2732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2009 gün ve 2008/5 - 2009/4 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.09.2010 gün ve 2009/2686 - 2010/8918 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “creperie” ibareli 2002/6319 nolu markasının 29, 30 ve 43. sınıflarda tescilli olduğunu ve bu ibarenin 18 yıldır müvekkilince hizmet markası olarak kullanıldığını, bu ibareyle piyasada tanındığını, davalının ise “galletta & creperie” ibaresiyle krep satışı yaptığını, bu ibareyi marka olarak tescil ettirmek için davalı başvurusunun TPE tarafından reddedildiğini, davalı kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,
müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, basılı evrakın imhasına, karar özetinin ilanına ve fazlaya ilişkin hak saklı olarak şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL manevi tazminat ile 10.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işletmesinde kullandığı “galletta & creperie” ibaresi ile davacı markasını benzer olmadığını, bu ibarenin gözlemeye verilen genel adlar olduğunu, davacı markasının cins belirttiği için 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca hukuki korumadan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı markasındaki ibarenin kullanımla ayırt edici hale geldiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, ibarenin cins adı olmaktan çıktığının ispat edilmediği, markada kullanılan Fransızca kelimenin Türkçedeki karşılığının “gözlemeci, krepçi dükkanı” olduğu, cins belirten ibarelerin 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca marka olarak tescil edilemeyeceği, “creperie” kelimesinin Türkçede krepçi olarak bilindiği ve yaygın olarak kullanıldığından davacı markasının tescili mümkün değilken her nasılsa TPE tarafından tescil edildiği,
bu tescilin davacıya krep emtiası ve dükkanı için koruma sağlayamayacağı, ayrıca davalı kullanımının 556 sayılı KHK’nin 12. maddesine uygun olduğu ve ibarelerin genel intiba olarak birbirinden farklı olduğu için marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, tescilli markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırlarının 556 sayılı KHK'nin 1, 9 ve 14. maddelerinde etraflıca düzenlendiği,
hükümsüzlüğüne karar verilip, kesinleşinceye kadar, bir markanın tüm geçerli hukuki hakları marka sahibine sağlayacağı, davacının markası aleyhine açılmış bir hükümsüzlük davası bulunmadığı, ayrıca davalı kullanımının 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi kapsamı dışında markasal kullanım niteliğinde olduğu gerekçesiyle değerlendirme yanlışlığından dolayı Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15681, K. 2011/2732, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama