KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15693 E., 2012/8568 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2010 tarih ve 2009/19-2010/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya ait 19 kurucu senedin sahibi olduğunu, bu senetlerin 23.06.2005 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar gereğince davalı banka tarafından satın alındığını, bu tarihten yaklaşık bir buçuk sene sonra davalı bankanın kurucu hisselerin satın alındığı tarihten önceki yıllara ilişkin vergilendirmede hata olduğunun, bu nedenle davalı banka tarafından vergi mahkemesinde açılan davaların kazanıldığının ve bu yıllara ait haksız olarak ödenen vergi ile fonların geri alındığının öğrenildiğini, bu durumda,
ihtirazi kayıtla beyan edilen matrahın ödenen vergisi kadar müvekkiline eksik kar payı dağıtıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, sahibi olduğu hisse senetlerini müvekkili bankaya devrettiğinden artık bu senetlere dayalı olarak dava açma hakkının bulunmadığını, hisse senetleri devredildikten sonra müvekkilinin davacı tarafından ibra edildiğini, davacının sonraki yılların karına ilişkin talebinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, 19 adet Akbank T.A.Ş. kurucu ve intifa senedi sahibi olduğu, davalı bankanın kurucu ve intifa senet sahipleri kurulunca 23.06.2005 tarihinde, bu senetlerin bankaya satışı konusunda karar alındığı, davacının da bu kararın alınmasında kabul oyu kullandığı ve hisselerin tamamını davalı bankaya devredip senetlerin bedellerini 28.06.2005 tarihinde nakden ve tamamen davalı bankadan tahsil ettiği, aynı tarihte ibraname verdiği, davacının artık rızaen devredip teslim ettiği ve bedelini aldığı hisse senetlerine dayanarak herhangi bir talepte bulunma hakkının kalmadığı,
ayrıca davacının, devir tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra açmış olduğu işbu davayla, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/3. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen verginin ödenmesi zorunluluğu da göz önüne alındığında, ihtilaf konusu vergiler zamanında ödenmeseydi kar payının daha yüksek olacağını ileri sürerek talepte bulunmasının M.K.'nun 2. maddesindeki objektif iyiniyet kuralına da aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar MK'nun 2. maddesine yönelik mahkeme gerekçesi yerinde değil ise de davacı tarafça hisse devri yapılırken verilen ibranamenin ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15693, K. 2012/8568, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama