KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15763 E., 2012/7360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2010 tarih ve 2008/269-2010/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 31.01.2005 tarihinde müvekkilinin Sincan tren istasyonunda trene binmek istediği sırada trenin aniden hareket etmesi sonucu istasyon ile tren arasındaki boşluğa düşerek yaralandığını belirterek 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, müvekkil kuruluş ve personelinin kusurunun bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olay tarihinde hareket halindeki trene binmek isterken tren ile peron arasına düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda asli kusurlu olup kusur oranının %70 olarak tespit edildiği, taşıma ilişkisinin ticari nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 210,09 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında (2010 yılı için 1.430,00 TL’dir).
Davacı vekili, dava dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 210,09 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları bakımından verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15763, K. 2012/7360, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama