KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15783 E., 2012/6840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2008/721-2010/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kaybettiği üç adet çekin iptali için açtıkları davada davalının müdahil olarak dava konusu çeklerin elinde bulunduğunu beyan ettiğini, davalının çekleri haksız olarak elinde bulundurduğunu ileri sürerek, söz konusu çeklerin istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu çeklerde yetkili hamil olmadığını savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükünün davacıda olduğu, dava konusu çeklerin davacının elinde haklı bir nedenle bulunduğu ve davalıya haksız bir şekilde geçtiğine ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 40'ı oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, çek istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine ve davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir. Kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davasına konu edilmiş bir alacağın mevcut olmadığının tespit edilmesi ve alacaklının da kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış olmasının anlaşılması halinde borçlu lehine hükmedilebilecek bir tazminat olup, eldeki dava yönünden kötüniyet tazminatı koşulları bulunmamaktadır. Bu bakımından, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15783, K. 2012/6840, 25 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama