KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15837 E., 2012/6399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2006/323-2010/880 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifi'ne 11.10.1999 tarihinde toplam 550.000.000.000.-TL’lik kredi kullandırıldığını, kooperatif tarafından bu paranın ortaklarına kredi olarak dağıtıldığını ve ortaklardan borç senedi alındığını ve bu senetteki alacakların müvekkiline temlik edildiğini, davalıların kullandıkları kredileri ödemediğini ileri sürerek, 2.978,00 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, borcun ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar tarafından ortağı oldukları kooperatife kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece Tekel İdaresi ve özel tütün şirketlerinden alınan cevabi yazılarda davalılardan ...ve ...’nın 1999 yılı ürün bedellerinden dava dışı kooperatif lehine yapılan kesintiler nedeniyle temlik işleminin davalılara bildirilmesinden önce borcun sükut ettiği kabul edilerek davanın reddi cihetine gidilmiş ise de, mahkemece yazılan yazıya ilgili kuruluşlarca verilen yanıtta, anılan davalılardan dava dışı kooperatif lehine yapılan kesintinin davaya konu müşterek-müteselsil borç senedine ilişkin olduğu yolunda bir açıklık bulunmadığı anlaşılmakla,
bu husus açıklığa kavuşturulmaksızın söz konusu ödemelerin varlığı nazara alınarak hükme varılması doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15837, K. 2012/6399, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama