KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15857 E., 2012/6532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2010/279-2010/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yönetim kurulu üyesi iken 28/05/2010 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna seçilmediğini, şirketin tüm ticari defter ve belgelerinin davalıda olduğunu, ihtara rağmen iade etmediğini, maden ocağı tesisine sahip olan şirketin faaliyetlerinin defterlerin teslim edilmemesi nedeniyle fiilen engellendiğini, vergi usul kanununa göre defterlerin sorumluluğunun yönetim kuruluna ait olduğunu, işletme adına fatura dahi kesemediklerini ileri sürerek, 2004-2010 yılı arası tutulan tüm defterlerin, hesap cüzdanlarının, SSK kayıtları vb. kıymetli evrak ve belgelerin davalıdan alınarak kendilerine teslim edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK’nun 79. ve devamı maddelerinde ticari defterler nevi evrakların ancak mahkemelerce veya resmi kurumlarca istenmesi durumunda teslim zorunluluğunun bulunduğu, ticari defterlerle ispatlanacak bir dava ile muhatap kalınması durumunda davacının defterlerin zorla alınmasını talep edebileceği, bu durumda hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, hukuki yarar yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların elinde bulunduran davalı ortaktan istemine ilişkin olup, defterlerin mahkemece veya resmi bir kurum tarafından şirketten istenmediğinden, teslim zorunluluğu bulunmadığı, dava konusu defter ve kayıtları davalıdan istemede hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı şirketin, şirkete ait defter ve kayıtları elinde bulundurmak istemesinde hukuki yararının olmadığı kabul edilemeyeceği gibi, hukuki yararın doğması için bu kayıtların mahkeme veya başka bir resmi kurumca istenmesinin beklenmesi de gerekmez. Her tacir, ticari muamelelerinin genişlik, mahiyet ve sonuçlarını yakinen bilmek ve defterler sayesinde ticari işletmenin sevk ve idaresini buna göre yapmak durumundadır.
Ayrıca on yıl süre ile saklanması gereken evrakın saklanmaması halinde tacirin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu durumda, davacının ticari defterlerini istemesinde hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Aksi düşünce ile davanın reddi yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15857, K. 2012/6532, 20 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama