KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15880 E., 2012/6088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2010 tarih ve 2009/1239-2010/864 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirkete ait işyerinde müvekkili tarafından verilen ve bedeli ödenmeyen temizlik hizmetinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından davalı hakkında 4.141,80 TL bedelli faturaya istinaden icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz ettiği, taraf defterlerinde 4.141,80 TL bedelli faturanın kayıtlara alındığını, davalı şirketin davacı şirkete fatura bedelinden dolayı borçlu olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiği hususunda kanaat oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkindir. Sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedeli alacağı davalı defterlerinde kayıtlı likid bir alacak mahiyetinde bulunduğundan ve İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın haksız olması yeterli olup, ayrıca kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekmediğinden mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu istemin reddinde isabet görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15880, K. 2012/6088, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama