KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15889 E., 2012/5779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2007/144-2010/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya olan kredi borcunun tamamı yine davalı Banka nezdinde bulunan hesabına yatan emekli ikramiyesinden ödenmesine rağmen davalı Banka'nın müvekkilinin hesabında bulunan 1.500 TL üzerine haksız ve müvekkilinden habersiz olarak bloke koyduğunu, müvekkilinin bu bloke sebebiyle diğer borçlarını ödeyemediğini, bu sebeple maddi ve manevi sıkıntılar yaşadığını ileri sürerek 15.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu blokenin müvekkili banka ve davacı arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca konulduğunu, 1.500 TL'nın blokeli vaziyette hesapta bulundurulmasının davacının bilgisi dahilinde olduğunu, blokenin ihmalen veya kasıtlı olarak kaldırılmamasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Banka nezdinde bulunan hesabına 13.06.2006 tarihinde yatan emekli ikramiyesinden davalı Bankaya olan kredi borcu ödendikten sonra geriye kalan 22.538,07 TL'nın 21.035,05 TL'lık kısmını çektiği ve böylece davacının hesapta kalan parasından haberdar olduğu, ancak bu miktarın hesabında olduğunu unuttuğu, davacının diğer borçlarını aldığı emekli ikramiyesi ile ödeyecek durumda iken ödemediği, içine düştüğü maddi güçlüğün kendi eyleminden kaynaklandığı, davalı Banka'nın davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırısının olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15889, K. 2012/5779, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama