KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1597 E., 2011/10942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2009 tarih ve 2007/469-2009/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma ile davalıların prodüktör sözleşmesi çatısı altında çalıştıklarını, davalıların tahsilat ve makbuz kesme yetkisi olmadığı halde trafik sigorta primlerini tahsil edip müvekkillerine ödemediklerini, peşin ödeme karşılığı düzenlenen trafik sigorta poliçeleri bedeli olarak 15.000 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının yaptığı takibin dayanağı alacak miktarının kesin ve belirli olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, müvekkillerinin herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları da dikkate alınarak, taraflar arasındaki ilişkinin tali acentelik sözleşmesi olarak değerlendirilmesi halinde Sigorta Murakabe Kanunu 9. maddesine göre, sigorta şirketinin yazılı izni olmaksızın davacının tali acentelik veremeyeceği, yine tali acente tesis edilse bile tali acentenin prim tahsil etme ve sözleşme yapma yetkisinin olmayacağı dolayısıyla davalıların prim iadesi borcunun da bulunmayacağı;
taraflar arasında bir prodüktör sözleşmesi olduğu kabul edildiğinde ise prodüktör faaliyetlerinin düzenlendiği Sigorta Murakabe Kanunu 37. maddesine göre prodüktörlerin prim tahsil etme, sigorta tazminatı ve tazminata ilişkin avans ödeme yetkilerinin bulunmadığı, sadece çalışmaları karşılığında komisyon aldıkları, davacının sunduğu AXA Oyak Sigorta Şirketine ait poliçelerde acente davacı Altınbaşlangıç Aracılık Hizmetleri Ltd.
Şti.'nin isminin yer aldığı, davalıların adının yer almadığı, poliçelerde “Bu poliçe makbuz yerine geçer” hükmünün yer alıp, primin davacı acente tarafından tahsil edildiğine delil teşkil ettiği, bu poliçe ve işlemlerin davacının defter ve kayıtlarına işlenmesinin mümkün olmadığı, davalıların gerek tali acentelik ilişkisi nedeniyle gerekse prodüktör sözleşmesi nedeniyle prim tahsil etme yetkileri olmadığı için prim iade borçlarının da bulunmadığı, davacının yemin teklifi ile davalıların yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacı her ne kadar davalıların trafik sigorta poliçesi düzenleyip bedelini tahsil ettiklerini iddia etmişse de, acente olan davacının davalılara boş poliçeleri teslim ettiğini ve davalıların poliçe düzenleyerek prim tahsil ettiklerini ispatlayamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1597, K. 2011/10942, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama