KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16006 E., 2011/15982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2009 tarih ve 2007/199 - 2009/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davadışı Dilek Sigortacılık ve Aracılık Hizm. Ltd. Şti.'deki davalıya ait hisselerden bir kısmını devralarak şirketin %50 ortağı olduğunu, davalı ile aralarında 01.11.2006 tarihinde tanıklar huzurunda "Ortaklık Akdi" düzenlediklerini, buna göre müvekkilinin 35.000 TL bedelli gayrimenkül ipoteği verdiğini, ayrıca 10.000 TL nakit ödeme yaptığını ve 8.300 TL miktarlı teminat senedi verdiğini, davalının şirket adına teminat olarak verilen 8.300 TL bedelli senedi kendi adına ciro etmek suretiyle icra takibi yaptığını, 10.224 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek teminat senedinin davalı tarafından takibe konularak cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 10.224 TL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 8.300 TL bedelli senedin şirket adına bırakılmadığını, icra takibine konu olan senedin şirket sermayesi olmadığını, senedin ortaklıkla ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan tahsil ettiği 8.300 TL bedelli senet ile şirket borçlarını ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, senet metninde nakden ibaresi yazılı olduğundan ispat külfetinin davacıya ait olduğu, HUMK'nun 290. maddesine göre senedin aksinin tanıkla ispat edilemeyeceği, davalı tarafın tanık dinlenmesine muvafakat etmediği, davacının ileri sürdüğü hususların hile niteliğinde olmadığı, davacı tarafın yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir delil de sunmadığı, davacı tarafın yemin teklifinde bulunmadığı, davacının senedin teminat senedi olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16006, K. 2011/15982, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama