KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16043 E., 2011/4635 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2009 tarih ve 2006/428-2009/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti.
Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili avukat duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, bir kısım davalıların daha önce müvekkili şirkette dış ticaret koordinatörü, dış ticaret müdürü, pazarlama ve sevkiyat sorumluları olarak çalıştıklarını, ancak gerek çalıştıkları sırada ve gerekse daha sonra, davalılardan ...’ın bu davalıları kullanarak,
kendisine ait olan davalı Farley Ltd.Şti. lehine ve davacı şirket aleyhine, öğrendikleri imalat ve ticaret sırlarını, müşteri ilişkilerini ve bağlantılarını kullanarak haksız kazanç elde ettiklerini, davalıların üstlendikleri yöneticilik ve temsilcilik görevlerinin gerektirdiği özen ve sadakat görevini yerine getirmeyerek müvekkili şirketin ticari ilişkilerinin kesilmesine neden olduklarını, şirketi kâr kaybına, maddi ve manevi zarara uğrattıklarını, ayrıca davalılardan ...ve ....’nın şirkette çalışırken gelen siparişe rağmen üretim emri vermeyerek,
davalı ...’in 23.000.USD. iş avansı aldığı halde bunun hesabını vermeyerek ve Çin’de ilişki içinde oldukları iki firmadan para ve diz üstü bilgisayar almak suretiyle müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksızlığının tespitiyle, 101.560 USD zarar bedeli ile 20.000.00.000.-TL maddi ve 50.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., davaya konu zararlardan sorumlu olmadığını ve diğer davalılarla dava arkadaşlığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar ve vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; tüm davalılar hakkındaki davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilerek, dosyanın talep halinde Sakarya İş Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karara Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalılarının davacı şirketlerin müşterileri ile ticari bir ilişkiye girmedikleri, gerek davacı şirketlerin müşterileri nezdinde gerekse ticaret alanında davacı şirketlerin itibarlarını sarsıcı eylemde bulunmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı taraf eylemlerinin haksızlığının tespit ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, işbu dosyadan tefrik edilerek ayrılan ve Sakarya İş Mahkemesi'ne gönderilen davacı şirketlerin eski çalışanları olan davalılarla ilgili o davanın, tarafları ve konusu tamamen aynı değil ise de, dayanılan iddialar karşısında, o davada verilecek kararın işbu dava için en azından güçlü delil niteliğinde olacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla mahkemece, işbu davadan tefrikle ayrılan ve Sakarya İş Mahkemesi'ne gönderilen o davanın akıbeti araştırılarak sonucunun beklenmesi, o davadaki delillerin işbu davadaki deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin salt vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16043, K. 2011/4635, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama