KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1614 E., 2012/4063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındagörülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2009 tarih ve 2009/20-2009/303 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/01/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların yüksek faiz verileceği ve istendiği zaman geri ödeneceği vaadiyle para toplandığını, müvekkilinden de kâr ve zarara katılma hesap cüzdanı ibareli belge karşılığında (20.000) DM. tutarında para tahsil edildiğini, paranın iadesi talebinin kabul edilmediğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin dolandırıcılık suçundan yargılandığını ileri sürerek (10.442,63) Euro karşılığı (22.071,54) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı şirketin faaliyet izninin BDDK. tarafından 10/02/2001 tarih ve 171 sayılı karar ile kaldırılıp tasfiye sürecine girdiği, 4389 SK. 20/6-d maddesi uyarınca faaliyet izni kaldırılan özel finans kurumlarının tasfiye işlemleri tamamlanmadan davacının varlığını ileri sürdüğü alacağın talep edilemeyeceği, diğer davalıların ise davacı ile doğrudan bir borç doğurucu işlem yapmadıklarından pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1614, K. 2012/4063, 16 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama