KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16149 E., 2012/20677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2010 tarih ve 2007/266-2010/121 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan dava dışı ...'ın, İngiltere'den seyahat amaçlı geldiği Türkiye'de, 24.06.2006 tarihinde davalıların maliki ve işleteni olduğu hamama gittiğini, hamamın ıslak olan zemininde uyarı levhası bulunmadığından bu durumu fark edemediğini ve kayarak düşüp yaralandığını, çeşitli yerlerine toplam 86 dikiş atıldığını ve 3 gün hastanede yattığını, hastaneden çıktıktan sonra da genel sağlık durumunun seyahat etmeye elverişli olmaması nedeniyle bir süre Türkiye'de otelde geçirmek zorunda kaldığını, ...'ın geçirdiği kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü, müvekkil sigortalısının tedavi,
uçak masrafları ve diğer masrafları için toplam 20.000,00 TL harcama yapıldığını ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, sigortalının düşüp yaralanmasında davalıların kusurlu olduklarına dair bir delil sunulamadığından ve sigortalının kendiliğinden düşerek yaralandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin tanık deliline dayanmamış ve yargılamanın hiçbir aşamasında tanık dinletme talebinde bulunmamış, olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16149, K. 2012/20677, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama